Site icon Temblor.net

Orta büyüklükte iki derin deprem Antalya’nın altındaki dalma-batma zonunun canlı olduğunu gösterdi

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan (Istanbul Teknik Universitesi, Jeofizik Mühendisliği, Emekli öğretim üyesi) ve Volkan Sevilgen (Temblor)

 

11 Eylül 2018 ve 12 Eylül 2018 de sırasıyla mb:4.9 ve Mw:5.2 büyüklüğünde depremler meydana gelmiş, Antalya ve çevresinde hissedilmiştir. Depremler derin oldukları için herhangi bir hasar meydana getirmemiştir.

Antalya depremleri neden olmaktadır?

Paleo-Okyanus Tetis’in kapanmasına neden olan ve bugünkü Akdeniz’i yaratan Afrika levhasının kuzeydeki Avrasya levhasına doğru hareketi sürüyor. Bunu güncel olarak ortaya koyan en somut iki bilimsel kanıt jeodetik ve sismolojik verilerden geliyor. Her iki veri türü değerlendirildiğinde Afrika levhasının Avrasya levhasına yakınsama ve dalma hızı 4-10 mm/yr’dır. Bu iki levha arasındaki yakınsama hızı Pasifik’teki levhaların yakınsama hızından daha küçüktür ama yine de Afrika levhasının hızı Doğu Akdeniz’in fayları üzerinde stresi biriktirecek ve depremselliğinin sürmesine neden olacak güçtedir.

 

Doğu Akdeniz’de Girit, Rodos, Antalya ve Kıbrıs boyunca uzanan bu aktif ve karmaşık dalma-batma zonu sığ depremler (portakal rengi) yanı sıra derin depremler (yeşil ve sarı) de yaratmaktadır. Antalya körfezindeki bazı depremler için yapılan stres tensör analizleri bölgede KD-GB doğrultulu sıkışma gerilmesinin (bindirme) baskın olduğunu göstermektedir (2).

 

Episantırı Antalya’nın Bucak ilçesine yakın olan 11 Eylül 2018 depreminin odağı 105 km derinliktedir ve bölgede yaşayan halk tarafından hissedilmiştir. 12 Eylül 2018 de Antalya Körfezi’nde olan deprem ise 60 km derinliktedir ve kıyılardaki yerleşimlerde kuvvetle algılanmıştır.

 

Bu yazıda 28-32 derece doğu boylamları ile 32-44 derece kuzey enlemleri arasında kalan alandaki depremlerin episantır ve hiposantır dağılımlarını inceledik. Bu alan Akdeniz ve Türkiye’den geniş bir alanı içine alır. Afrika levhasının dalan yerkabuğu parçasının bu alanda oldukça belirgin olarak 150 km derinliklere kadar uzandığı ve çeşitli büyüklüklerde depremlere neden olduğu gözlenmektedir. Bu olgu önceki yıllarda olan depremlerden bilinmesine rağmen, 11 Eylül 2018 ve 12 Eylül 2018 depremleri vesilesiyle bu konuyu gündeme getirmek ve toplumun dikkatini çekmek istedik.

 

Bu yazıda kullandığımız European-Mediterranean Seismological Centre (EMSC) verilerinde 19 Ekim 2017 tarihinde olmuş (16:21:12 (UTC)) büyüklüğü mb:4.5 ve odak derinliği 407 km olarak hesaplanmış bir deprem bulunmaktadır. Bu deprem figürde gösterilmemiştir. Bu depremin derinlik değerinin yeniden hesaplanması gerektiğine inanıyoruz.

 

11 Eylül 2018 ve 12 Eylül 2018 de sırasıyla mb:4.9 ve Mw:5.2 büyüklüğünde olan depremler derin depremler olarak kayda geçmiştir. Süregiden sismotektonik rejim nedeniyle benzer depremler daha önceki yıllarda oldukları gibi önümüzdeki yıllarda da sürecektir. Buradaki sismotektonik yapının daha büyük bir deprem yaratma potansiyelinin daha ayrıntılı incelenmesi gerekir. Güvenilir güncel ve tarihsel veriler ve sismotektonik yapı bu olasılığın var olduğunu göstermektedir.

 

Temblor app’e bakıldığında, bu bölgede 6 büyüklüğündeki bir depremin olma olasılığının yılda %1 olduğu görülmektedir. Bu olasılığa göre, ortalama 85 yıl yaşayan birisinin bu büyüklükte bir depremi yaşaması beklenmektedir. Dolayısıyla hazırlıklarımızı en az bu depreme dayanabilecek şekilde yapmalıyız.

 

Referanslar:
Faccenna, C., Bellier, O., Martinod, J., Piromallo, C. and Regard, V., 2006. Slab detachment beneath eastern Anatolia: A possible cause for the formation of the North Anatolian Fault, Earth and Planetary Science Letters 242, 85–97
Görgün, E., Kalafat, D. and Kekovalı, K., 2016. Seismotectonics of the Antalya Basin and surrounding regions in eastern Mediterranean from 8-28 December 2013 Mw5.0-5.8 earthquake sequence, Geophysical Research Abstracts, Vol. 18, EGU2016-3739, EGU General Assembly 2016.
European-Mediterranean Seismological Centre (EMSC)